Istanbul Selected * 527

 

Derginin tamamına göz atmak için Yeni pencerede aç

Üyelikten çıkmak için Tıkla

"Ordinaryüs" lakabıyla efsaneleşen Lefter Küçükandonyadis 1925 yılında doğdu. Günümüzde sadece Fenerbahçe'nin değil Türk futbol tarihinin en iyi oyuncularından biri olarak anılıyor. Kimi zaman kötü ve üzücü günler yaşasa da yaşamı boyunca çok sevilmiş. Hatta Bedri Rahmi onu işte bu sözlerle ölümsüzleştirmiş:
"Avazım çıktığı kadar
Göğsümü gere gere
Ver Lefter'e yaz deftere…"
Sevilmek için belirlenmiş kalıplar yok diyor Lesli, Sarp, Gökçe ve Ege. Sevgi dolu arkadaşlarınıza Le Cool gönderin. Hemen, şimdi.


Andrey Rublev

Başyapıtların başı!

11 Yıl

Her yerde bir gürültüdür gidiyor ondan, izninizle, ben Avustralyalı ikilinin…
 

Parçacıklar

Nick Payne'in yazdığı Parçacıklar, Damla Sönmez ve Deniz Karaoğlu'nun oyunculuğuyla…

Cihan Mürtezaoğlu

Son yılların öne çıkan isimlerinden biri olan Mürtezaoğlu nihayet kendi…
 

Metot

İş hayatında olur bunlar denilen birtakım gerçekler!

This Magical Depression

Aylin'e diyoruz ki 10 Aralık'ta elbette oradayız!
 

Kim Kimi Güverteden Atar?

Oliver Ressler üretmiş. Ocak ortasına kadar izleme şansı var.

Gülden Karaböcek

Yıldızlarından birini alkışlama şansını kaçırmayın deriz.
 

Dünyaya Gözlerimden Bak

Odadan odaya geçerek benzersiz bir deneyim yaşayacaksınız.

Yeni Topraklar / Terra Nova

Meraklısına duyurulur.
 

iO

Hemen eşinizi seçin, Clique'e gidiyoruz.

Arda Gülyan Band

80'li ve 90'lı yıllara damgasını vurmuş canlı parçaları peş peşe…
 

Köpüklü Probiyotik İçecekler

Probiyotiklerin olayı neymiş öğrenelim!

'Bir-Sürü'

Sergide ilk akla düşen kelimelerden daha fazlası var.
 

Moda'da Erken Yılbaşı Kutlaması

Sözün özü yıla en keyifli vedayı gerçekleştirmek için yolunuzu Moda'dan…

Les Limbes

Emin Özmen'in hikayelerini dinlemeye hazır mısınız?
 

Siyah Karga

Sara'nın kömür gözlerinden okunan hikayesine hazır olun.

Hafızasını Kaybeden Müzeden Bir Traktöre Mektuplar

Kaçırılacak gibi değil, bizden söylemesi.
 

Woyzeck

Woyzeck bildiğiniz bir hikaye değil!

Oyun, özgürlüktür

Bir şeyleri başından bilmek güzeldir!
 

11. Crossroads Film Festivali Gala Gecesi

Birkaç saatliğine sinemaseverleri kültürler arası bir geziye davet ediyor.

CRR Caz Orkestrası

Üzerimize çöken bu ağırlığı atarak yıla veda etmenin türlü yolları…
 

5 Cocktails & More

Klas ve bol miktarda kokteyl barındırıyor!

Can Oba Restaurant

Hepimiz biliyoruz belki ama hatırlatmakta fayda var.
 

13 Ağustos 1976′da Almanya'da doğdu; '85′ten beri de İstanbul'da. '98′de İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği'nden mezun oldu. Tiyatroya 1993′te üniversitede seçmeli ders alarak başladı. Sonrasında İTÜ Güzel Sanatlar Bölümü Tiyatro Topluluğu'na katıldı ve 2004 yılına kadar oyuncu ve yönetmen olarak üniversite tiyatrosu yapmaya devam etti. Bu arada 1999′da, aynı tiyatro topluluğundan 13 kişiyle Altıdan Sonra Tiyatro'yu kurdu. 1998-2010 yılları arasında başka işlerde çalışırken tiyatro yapmaya devam etti. Yani mesaiden sonra tiyatrocuydu. (Grubun adı da o yüzden Altıdan Sonra Tiyatro). 2009′da Kumbaracı50′yi açtılar. 2012′den bu yana Kumbaracı50'nin Genel Koordinatör'lüğünü yapıyor. Altıdan Sonra Tiyatro'nın, Bekleme Salonu ve Barzo ile Konserve'yi yönetti. Satıcının Ölümü, O.B.E.B., Öldün Duydun mu?, Ekonomania, Başka Sesler, Haz Makamı, Yalınayak Müzikhol, Dilde Kayboluş gibi oyunlarında rol aldı. Aynı zamanda Pera'nın Zamanı oyununun hikayelerinden birini yazdı. Benim İstanbul'umu; görmek için sıklıkla gözlerimi kapamam gerekse de, "Oh be!" diyerek sığındığım yerler iyi ki var. Bu şehrin sırrı; karmaşasına ve hızına bağımlılık yaratması. Başımız döne döne yaşıyoruz beraberce. Yapmak istediğim şey iki tane: Birisi çok gezmek, çok ülke ve çok şehir görmek. Diğeri, daha idealist gençlere teslim edebileceğimiz bir yapıyı Kumbaracı50′de kurarak sürekliliğini sağlamak.


Bundan otuz yıl önce Bursa'da doğup tam on dokuz yıl boyunca yine bu şehirde büyüdü. Yaşadığı şehirden başka bir dünyanın olmadığını ve şehrinin, ömrünün sonuna kadar kendine yeteceğini düşünürken bir şey oldu; İstanbul'da konsere gitti. İşte konsere gittiği o gün, kapağı İstanbul'a atmaya karar verdi. Edebiyatla eline ilk kitap aldığı çocukluk günlerinden beri ilgiliydi. İstanbul'a gidebilmenin yolunu yine edebiyattan geçirdi ve üniversite sınavlarında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi-Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü kazandı. Şehirdeki ilk yıllarını ise bolca gezerek, çokça içerek ve fazla fazla okuyarak geçirdi. Bu sırada para kazanmak için zaman zaman garsonluk, barmenlik gibi işler de yaptı. Çantasından kitabını ve ara ara bir şeyler karaladığı defterini ise hiç eksik etmedi. Okudukları üzerine değerlendirmeler yazma isteği de işte bugünlere rastlar. Hayali; yazdıklarını Cumhuriyet Kitap Eki'nde yayımlatabilmekti. Bunun yollarını aramaya başladı. Çareyi, gazeteye staj için başvurmakta buldu. Bu, yirmi iki yaşına rastlar. Bulduğu çare işe yaramış olmalı ki o günden beri Turhan Günay yönetiminde yirmi altı yıldır çıkan Cumhuriyet Kitap Eki'nin editörlerinden. Yazarlarla yaptığı söyleşileri ve kitaplar üzerine yazdıklarını yayımlamayı, her hafta Cumhuriyet Kitap Eki'nde bıkmadan sürdürüyor. Benim İstanbul'um; devinimine ayak uydurmakta bazen zorlansam da görüp yakaladığım tüm renkleriyle tekrar tazelenen, zenginleşen, farklılaşan ve her gün kendini yeniden doğuran bir okyanus. Bu şehrin sırrı; bence arandıkça arayanından uzaklaşıyor. Aramayın, bırakın o sizi bulsun… Yapmak istediğim şey; sanıyorum tam olarak yaptığım şey, şimdilik…


Yardım

Le Cool İstanbul, haftalık bir etkinlik bültenidir. Size, kaçırılmaması gereken etkinliklerden bir seçki sunar. Etkinlikleri kaleme alan yazarlarımızla iletişime geçebilir, sormak istediğiniz tüm sorular için istanbul@lecool.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.