Istanbul Selected * 525

 

Derginin tamamına göz atmak için Yeni pencerede aç

Üyelikten çıkmak için Tıkla

Jim Morrison'ın müziği kendi deyimiyle 'kişinin benliğini kabul ettirme şekillerinden biri'… Beklenmedik ani ölümü bizi ona aşkla bağlıyor. Ölümle burun buruna geldikten sonra yazdıklarıysa hala benzersiz.
İyi ki doğdun Jim diyor Lesli, Sarp, Gökçe ve Ege. Onu seven arkadaşlarınıza Le Cool gönderin. Hemen, şimdi.


Ji Liu

Genç sanatçının İstanbul serüvenini kaçırmayın.

Banu Kunt ve Jozi Levi Brasil Project

Bir gece ki, sahnede dinleyen herkesin hayran olduğu Banu Kunt'un…
 

Ata Üstün Bilgin & Matei İoachimescu

İstanbul'da denk gelmek ne hoş!

Fractum Regnum

Daha önce deneyimlenmemiş bir etkileşim alanı...
 

Kafe ve Kahvehaneler

Bu seride konu, kafe ve kahvehaneler.

Francesco Tristano

Karışımın ritmini canlı canlı hissetmek için orada olmalı!
 

Tüy Kalemler

Buyrun yeni şölene!

Antabus

Nihal Yalçın, Leyla'yı yoktan var ediyor.
 

Lara Fabian

Bu zarif hanımefendiyi hayranlarıyla baş başa bırakıyoruz...

El Perro del Mar / Sin Fang

Akustik ve neşeli bir Kuzey gecesine hazır olanlar parmak kaldırsın!
 

Egosapiens

Selin Kandemir, bin yıllık inanışların gölgesinde kendisini keşfetme uğraşında.

Gölge Oyunu

Elinden tutabileceğiniz birileri varsa onlardan bunu esirgemeyin.
 

Kadın Kadına Mülteci Mutfağı

Sofrayı parlatalım bu kadınların emekleriyle.

Psikanalitik Bakışlar 10 'Ayrılık'

Meraklılarına duyurulur.
 

Noir

'Sıradan' olmanın çok ötesinde...

Dünyaya Gözlerimden Bak

Odadan odaya geçerek benzersiz bir deneyim yaşayacaksınız.
 

Akciğer

Engin Hepileri, Nergis Öztürk ve ışıklarla berabersiniz.

Tom Waits Tribute

Tom Waits'in doğum gününde buluşuyoruz.
 

Balkan Çocuk Oyunları

Güzide atölye Atölye Mil'in rehberliğinde!

This Magical Depression

Aylin'e diyoruz ki 10 Aralık'ta elbette oradayız!
 

Kümes

Bu aile ile tanışmanızı tavsiye ederiz.

Ev'vel Zaman

Meseleye değişik bir bakış açısı görmek istiyorum diyorsanız, çekinmeyin buyurun..
 

Modern Afrika

No Lab, 'sanatı alışılmadık bir biçimde' sergilemekte ısrarlı.

BİFO ile Viyana Müziği

Viyana'da birkaç saatliğine Mozart eşliğinde bira, müze ve şinitzel geliyor.
 

Hafızasını Kaybeden Müzeden Bir Traktöre Mektuplar

Kaçırılacak gibi değil, bizden söylemesi.

Alhousseini Anivolla's Anewal

Mutlaka deneyimleyin.
 

Hegel'in Fenomonolojisinde Özne Sorunu

Önemli bir meşguliyete hazır olun.

Üçü birden...

Bir dönemin çok önemli isimleri onlar!
 

Melekler Dürümevi

Sizi her an mutlu edebilir.

Farfara

Birileri esnaf lokantası mı arıyor?
 

Çanakkaleli Ecem ve dokuz yıldır İstanbul'da yaşıyor. 11 yaşında müzikle ilgilenmeye başladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Müzikoloji Bölümü'nden mezun oldu. Öğrenciliği sırasında, insanlara müzik ile destek olmayı istedi ve bunun sonucunda gönüllü olarak çalışmaya başladı. Bu arzusunun neticesinde engelli bireylere müzik dersleri verdi, bu süreçte müzik terapisinin ne olduğunu öğrendi. Baktı yetmiyor, gönlü dahasını istiyor, kimsesiz çocuklarla çalışmaya başladı ve bununla birlikte çeşitli projelerde yer aldı. Fakat hiçbir zaman çalıştığı kişi ve kurumlarda aradığını tam anlamıyla bulamadı. Bu durum, özellikle, engelliler için yapılan işlerde kendi belli etti. Gündüz yaptığı işlerin yanında, akşamları kendisini konserlerde bilet keserken buldu, sonra ufak ufak organizasyonlar yapmaya başladı. Menajer oldu, booker oldu derken çocuklara yetişemediğini ve onları ne kadar özlediğini görünce etkinlik kısmını bırakıp öğretmenliğe geri döndü. Gelişim psikolojisi, pedagoji, alternatif eğitim yöntemleri… Anladı ki bu iş onun gözlerini parlatıyor. Öğrenmeye ve öğrendiklerini aktarmaya devam ediyor. Bir yandan kendisine "kalk kendi projeni yaz, senin gibi görebilen, düşünebilen insanlar bul" diyordu ki tam o sırada Erdem Dilbaz ve Fuat Ergin onu buldu ve "Bir proje fikrimiz var," dedikleri gibi çalışmaya koyuldular. Proje ilerlemeye başladı: 'İşaret Diliyle Rap; Eller Konuşur'. Kariyer fikri hiçbir zaman ilgisini çekmedi. Asıl gayesi insanların, çocukların dertlerine çözüm aramak. Benim İstanbul'um; benden gökyüzünü, uçsuz bucaksız kırları, ufukları sakınıyor. Bu şehrin sırrı; gün doğumu öncesinde saklı. Yapmak istediğim şey; çok!


Burak Eren Güler, 25 şubat 1989 yılında Ankara'da doğdu. Lise öğrenimini Anadolu Meteoroloji Lisesi'nde tamamladı. Yapmak istediği işin bu olmadığının farkındaydı. Bir sanat üretimi itkisiyle şansını dövme sanatından yana denedi. Üretiminde disiplinli ve titiz çalışma prensibinin temelleri buradan gelmekteydi. Kocaeli'nde Heykel Bölümü okuduğu ilk yıllarda hem heykel hem dövme ile uğraşmaktaydı. Heykel bölümünde malzemeyle tanışıp malzemeye hakim olmaya başladığında artık heykel onun için vazgeçilmez olmuştu. Heykel sanatının ana malzemelerinin sınırlarını zorlayarak keşfettiği esneme gerilme gibi hareket unsurlarıyla kendi heykel dilini oluşturmaya başladı. Öğrenim yıllarında çoğu zaman tekil ve el teması ile harekete geçen işlerini şimdilerde onlarca katılımcının deneyimlemesi üzerine büyük ebatlı yatay interaktif heykellere taşımıştır. Benim İstanbul'um; sokaklarında topladığım fıstık çamı tohumlarını gene onun topraklarına serpeleyeceğim umuduyla var. Bu şehrin sırrı; insanları, aynı düşleri kurduğum… Yapmak istediğim şey; yapıtlarımla daha çok insana temas etmek…
www.instagram.com/b.erenguler/


Yardım

Le Cool İstanbul, haftalık bir etkinlik bültenidir. Size, kaçırılmaması gereken etkinliklerden bir seçki sunar. Etkinlikleri kaleme alan yazarlarımızla iletişime geçebilir, sormak istediğiniz tüm sorular için istanbul@lecool.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.